Ana Sayfa Uncategorized ANLAŞMAZLIKLARI FIRSATA ÇEVİRMEK; ÇATIŞMA YÖNETİMİ

ANLAŞMAZLIKLARI FIRSATA ÇEVİRMEK; ÇATIŞMA YÖNETİMİ

0
ANLAŞMAZLIKLARI FIRSATA ÇEVİRMEK; ÇATIŞMA YÖNETİMİ

Çatışma Yönetiminin Doğası

Çatışma yönetimini işyerinde nasıl kullanacağız? Gelin bu konuyu birlikte inceleylim. iş yaşamında ekibiyle ya da ekipler arası anlaşmazlık, iletişimsizlik veya çatışma yaşamayan neredeyse yoktur. Bunu aslında kurumsal doğanın kanunu sayabiliriz. Aynı hedef ve amaç doğrultusunda bile paydaşların ya fikirleri uyuşmaz, ya bakış açıları aynı değildir ya da yöntemleri farklıdır. Önemli olan, bu çatışma ve anlaşmazlıkları şahsileştirmeden, bireysel düşmanlığa varmadan, doğru yönetip iş süreçlerine fayda sağlayacak hale getirebilmektir.

Yağmur yağmadan önce, bulutlar birbirleri ile çarpışarak gök gürültüsü ve şimşekler meydana gelir. Sizce bulutlar neden çarpışır? Ortak hedef yağmurun yağmasını sağlayarak yer yüzüne bereketi indirmektir.

Anlaşmazlıkları Fırsata Çevirme Yöntemleri

Çatışmaları doğru yönetmenin ve fırsata çevirmenin bazı temel adımlarından bahsedeceğiz.

  • Öncelikle çatışmayı değişim fırsatı olarak görmek gerekir. Bu çatışmaları kişiler kendi kendine yönetmelidir. Paydaşlar konuları çözüm odaklı görüp, uzlaşmacı ve biz bilinci ile yaklaşırsa fırsatlara daha hızlı ulaşılır. Bunun için de duygularımızı yatıştırmalıyız.
  • Bireysel duygulardan sıyrılıp, gerçeklere yoğunlaşarak kendi kendimize telkinler vermeliyiz. Örneğin; ‘’Karşımdaki ile kişisel problemimiz yok, hedeflerimiz de aynı’’ şeklinde söylemlerle daha uzlaşmacı konuma yaklaşabiliriz. Daha sonra ortak hedefler doğrultusunda farklı seçenekler ve yöntemler geliştirmeliyiz.
  • Kişisel alanlara değil, meselelere odaklanarak iki taraf çözüm önerilerini sunmalıdır. Sunulan bu çözüm önerileri, paydaşlarla değerlendirilmeli; artılar ve eksiler yazılarak ortak sonuca ulaşılmalıdır.

Yukarıda bahsettiğimiz konunun haricinde hedefler çatışıyorsa, hedefleri değerlendirmek gerekmektedir. Hedeflerin de farklı olması çalışma ortamlarında gayet normaldir. Bir kişinin veya ekibin hedefi diğerleriyle aynı olmayabilir. İki tarafın da hedefleri meşrudur. Zihninizde daha iyi netleşmesi için örnek verebiliriz; Bir reklam ajansında bir ekip reklam çıkarken marka bilinirliliğini hedefler; diğer birimin ise satış odaklı hedefleri vardır. İkisinin de hedefleri meşru kabul edilmelidir. Bu gibi durumlarda da hedefler, tarafsız bir gözle, ortak paydada değerlendirilerek hem fikir olunmalıdır. Bu değerlendirmelerden alternatif farklı hedefler de çıkabilir.

Kişiselleştirilmiş Çatışmalarda Öncelik Kabullenmek!

Bazı durumlarda yöntemler ve hedefler harici kişisel ilişkilerde de çatışmalar görülebilir. Bu gibi durumlarda, önce bireysel çatışma halinde olduğumuzu kabullenmek gerekir. Kabullenmek, sorunlarımızı çözmenin başlangıcıdır. Kişiler kendi kendilerine şunu demelidir; ‘’anlaşamazsak ikimizde zararlı çıkarız. Karamsar bir döngü içerisinde kalarak hem kendimize zarar veririz hem çevremize zarar vererek hedeflerimize ulaşamayız’’. Ayrıca, duygularımızı da bastırmamalıyız. Kişisel alanlara girmeden karşımızdakine açıkça ve şeffaf bir şekilde kendimizi ifade etmeliyiz. Şeffaflık iletişimin temel unsurlarındandır. Kişiler kendi kendine de iç görü stratejisiyle sorular sormalıdır. Örneğin; durumu iyileştirmek için ben ne yaptım? Anlaşmazlıklarımızda benim payım ne? Karşı tarafın ve benim niyetim iyi mi kötü mü? Bu soruları içtenlikle kendi kendimize sormamız kişisel çatışmalarımızı çözüme kavuşturmak için büyük bir adımdır.

‘Biz’ Yaklaşımı

Kişiler arası rekabetten dolayı da bu çatışmalar yaşanabilir. Bu genellikle kişilerin ‘’biz’’ değil ‘’ben’’ olarak meselelere bakmasından dolayıdır. Bu da çok anlamsızdır. Fakat burada, hatayı kişilerde aramamak gerekir. Bu gibi durumlarda çözüm genellikle karar vericilerdedir. Karar vericiler ekiplerini iyi gözlemlemeli ve çözüm üretmelidirler. Çatışma yaşayan kişiler de, karar vericinin hızlı çözüm bulması için önünü açması gerekir.

Meselelere genel perspektifte bakarsak, kişiler veya ekipler çatışmalara, ortak paydada, çözüm odaklı, şeffaf, kişiselleştirmeden yaklaşırsa konularını büyük ölçüde çözüme kavuşturmuş olurlar. Geçmişte bir devlet yöneticisinin ‘’Meseleleri mesele etmezseniz, mesele olmaktan çıkar’’ sözünü meseleyi görmezden gelerek değil; meseleyi gerçek olarak kabul etmek anlamında söylenmiş olduğunu tahmin ederek çözüme ulaşmamızı vurguladığını varsayıyorum 😉

Ahmet SAĞLAM
Marketing Projects Responsible

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz